Geliştirdiğimiz yeni proje gösterdi ki "Planlama herşeydir", nokta.
İyi bir planlama stratejisi olmadan yapılan her proje ya projeyi yapanlara hayatı bezdirecektir ya da başarısız olacaktır.
Dünyanın en büyük yazılımevleri (Bkz. Microsoft, Oracle, IBM) bile onlarca, yüzlerce yöneticileri, program yöneticileri, danışmanları olmasına rağmen bir plan yapıp iki yıl ona bağlı kalmaya çalışmazlar. Planlarını sürekli günceller, risklerini sürekli analiz ederler. Büyük projelerin çoğu beklenen tarihten çok sonra bitiyor, zira yazılım geleneksel üretimden çok başka bir şeydir, geniş çapta zihinsel bir faaliyettir.
Ancak Türkiye gibi 3. dünya ülkelerinde bu kadar plansız iş yapılıyordur herhalde. Yöneticiliğin, özellikle proje yöneticiliğinin önemini iyice anladım. Herhangi bir iş yapan insanlar belirli bir süre yaptıkları işten "emekli" olup yönetici olmamalı. Bir kişi yaptığı işi iyi yapıyorsa ve yaptığından zevk alıyorsa yöneticiliğe terfi etmeden daha iyi maaş, daha iyi çalışma koşulları ile iş yaşamına devam edebilmeli.
Yönetici olan kişi ise sadece yönetme işine odaklanmalı, yönetme fonksiyonlarını en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmalı. Tıpkı işi yapanların işe odaklanmaları gibi.
Herhangi bir işin yapılmasında, işin niteliği fark etmez, tüm ekibe sorumluluk düşer. İşini yapan mühendislerin olmadığı ortamda en iyi yönetici sürekli plan yapsa ne olur? Ya da işini mükemmel yapan mühendislerin başında planlama yapamayan yönetici olsa ne olur? Başarı için herkesin işini en iyi şekilde yerine getirmesi gerekir.
Sabahın bu saatinde, tabii geceden kalma bir vaziyette, düşüncelerimi fazla toparlamadan rastgele yazmak istedim. Bir dahaki sefere daha iyisi olur inşallah.
Eğitim şart! :-)
0 yorum:
Yorum Gönder